Arkadya Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arkadya Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2014 Çarşamba

E.V.Mitchell - Cennetin Rengi Yorumum.. Gözyaşları içinde yazmaya hazırım .


Bir anda başladığım nasıl bittiğini anlamadığım. Okumaya bile ne ara karar verdiğimi bilmediğim Cennetin Rengi kitabını şimdi yorumlayamaya hazırlanıyorum ve bir yandan da akan gözyaşlarımı durdurmaya gayret ediyorum. 


Neden ağladığımı sorarsanız ? İnanın bende bilmiyorum. Ama kitap hakkında tam birşeyler oluştuğu sırada aklımda , yüzüme tokat gibi inen 30 sayfa buna neden olabilir . Hiç beklemediğim bir son , hiç beklemediğim bir konu ve inanılmaz bir anlatım ... Şuan ekrana böyle buğulu bakmama neden oluyor. 

Kitap Arka Kapak Yazısı

Sophie Duncan herkesin hayalini kurduğu bir hayatı yaşıyordur. Başarılı olduğu bir işi, mutlu bir yuvası ve bu yuvayı neşesiyle taçlandıran bir de iki yaşında kızı vardır. Ancak bir gün aldığı bir haberle tüm dünyası altüst olur. O zamana kadar yaşadığı hayatın bir yalandan ibaret olduğunu anlayan Sophie, artık kaderini karşılama vaktinin geldiğinin farkındadır. Yok saydığı annesiyle yüzleşerek geçmişindeki sırların kilidini açacaktır. Ve öyle bir an gelecektir ki gerçekten yaşamakla sevmenin ne demek olduğunu doğaüstü bir olayla keşfedecektir. 

Cennetin Rengi her zaman umut vardır dedirten muhteşem bir hikâye. Aşkın gücünü, kendini yeniden keşfetmeyi, kalp kırıklığını ve iyileşmeyi anlatan bu romanı okurken, sayfaların akıp gittiğini anlayamayacaksınız. "Bu kitap tam anlamıyla yürek burkuyor." Romantic Times
(Tanıtım Bülteninden)

Cennetin Rengi Kitap Yorumum

Cennetin Rengi kitabını bitireli yarım saat oldu ve yazarın resmi sitesinde büyük bir inceleme sonucu  Cennetin Rengi serisi olarak adlandırdığı kitapların 4.cüsünü de görüp Arkadya yayınlarına buradan baskı yapmaya başlamış bulunuyorum .

Not : Seri kelimesi korkutmasın her kitap bagımsız :) 

* The Color of Heaven - Cennetin Rengi
*The Color of Destiniy
*The Color of Hope
*The Color of 
 Dream
Şimdi yorumuma tam anlamıyla başlama zamanı ;

Hepimizin bastırdığı duyguları vardır ...
Bir acı yaşandıktan sonra kapattığımız kalplerimiz...
Sözlere dökmek istediğimiz kelimelerimiz...
ve hala cevapsız kalmış sorularımız...
Hepimizin hayatında söylemeye cesaret edemediği doğa üstü olaylar olmuştur. 
Bazılarımız ise bu cesareti göstermiştir ! 

Harika bir eş , huzurlu bir yuva , güzeller güzeli bir kıza sahip olan Sophie geçmişte kalmış aile yaralarını unutmuş hayatına yeniden başlamıştır. Ancak güzeller güzeli kızı Megan'ı kaybetmesiyle hayatı eski huzurunu bulmaz... En güvendiği , dogru bulduğu adam olan eşi ise onu bu zor zamanlarında yalnız bırakır. 
Sophie bu kadar acı nedeniyle kalbini kapar...

Küçük kızının isteği üzerine annesiyle yüzleşmek ister ve annesine gitmek isterken bir kaza geçirir. 
Aradığı cevaplar bu kazayla beraber tek tek anlamlanır. 
Çünkü mücizeler bazen zorlukların arkasında
Bazense beklenmeyen kazaların arkasında gizli değil midir? 

Cennetin Rengi ;
Sevdiğini kaybetmesine ragmen ayakta duranların, 
Acı dolu bir aşk yaşamasına rağmen aşka küsmeyenlerin, 
Pes ettiğinde bile tutunacak tek bir dalı olanların kitabı.

Kaçırmamanız gerek büyüleyici bir kitaba hazır olun ..! 
Herkesin kitaplığında olması gereken ilk tavsiye edeceğim kitaplardan..

Bundan sonraki yorumum spoiler içermekte.. Kitabı okumayanların okumamasını tavsiye ederim :) 
Beni en etkileyen olaylardan bir kaçını yorumuma yazmadan duramayacağım ...

Kitaba başlarken aklımda kızının gözlerinin önünde her gün öldüğünü gören bir anneyle karşılaşacağımı düşünmemiştim. Meğan'ın lösemiyle mücadelesi sırasında babasının ilgisizliği ise sinirlerimi altüst eden bir diğer noktaydı.
Megan ölürken bile babasının yanında olmaması gözyaşlarımın aktığı ilk bölümdü.
Unutamayacağım bir diger bölüm ise Matt , Cora ve Peter arasındaki aşk üçgeni , Peter'in muhteşem kalbi ...
En En en aklımda kalacak olan ise ; Tüm gizemin Cennette çözülmesi kaza sonucu Sophie'nin ölüp annesiyle karşılaşmasıydı ..


KEYİFLİ OKUMALAR DİLERİM

26 Kasım 2013 Salı

Dügün Hediyesi - Lucy Kevin İçin Yorum hazır .. Arkadya Yayınları yine yaptı yapacağını !


Merhaba ;
 
Böyle tadımlık kitaplara bayılıyorum hele hele içinde aşk varsa daha da fazla okunuyor . :)
Aşk varsa o kitap benimdir <3

Kitabımız seridir ve serinin ilk kitabıdır . Ama kitap seri olmasına ragmen yarıda bitip mecburen diger kitapları okumak zorunda bırakmıyor sizi. Finali var isterseniz 2. kitap ile yeni aşklara yelken açabilirsiniz. :)


Kitabı sevdim mi evet sevdim . Özellikle herşeyin doğru dozda olması bir ayrı beni kitaba bagladı . Dediğim gibi tadımlık bir roman okumak isterseniz tereddütsüz Dügün Hediyesi derim.
Romantik -komedi ; Günümüz aşk nasıl bir tarza koyarsınız bilmiyorum ama benim için Aşk ile ilgili her tarza eklenebilir :)

Kitabın sayfa sayısının az olması beni korkutan en büyük nedendi Çünkü geçişlerin hızlı olup aralarda kitabın kopucağını düşünüyordum . Beni yanıltan kitapları sevdigimi söylemişmiydim bilmiyorum ama beni yanılttıgın için seni seviyorum Lucy Kevin :)




Bu kitabımızın erkek karakterinin ismi Andrew Kyle ; kadın karakterimiz ise Julie Delgado... 
Andrew ünlü bir şey ve kendisi yaptığı eleştirilerle bir mekanı çok rahat iflas eşigine getirebilecek kadar da sert .. :)

Julie ; kendisi iyi bir şef olma yolunda  ve klasik yemek stilinde yaptıgı yemeklerin kusursuzlugunu kullanarak açtıgı lokantaya Andrew'in gelmesiyle malesef iflas eder.

Geriye hiçbir işi kalmayınca Rose'un Köşkü isimli Dügün organizasyonu yapan bir firmada işe başlar . Herşey artık onun yapıcagı mönülere kalmıştır ve ilk iş için başvuran gelin damatın gelmesini beklerken damadın kardeşiyle karşılaşır ve o kişide sizce kim ? Tabiiiikiii Andrew ..
Ve Andrew Julie'nin mönüsünü begenmez ancak Julie 'nin yetenegini fark eder ve bu yüzden beraber mutfakta çalışmayı teklif eder. Veeee herşey böyle başlar ... :)

Julie ve Andrew kalplerine engel olamazlar . Andrew'in sundugu Tv şow'da beraber yemek bile yaparlar :)

Detay yok Detay için kitabı temin etmenizi tavsiye ederim :)


Tanrım, onu nasıl da seviyordu. Artık herkesin gitmesini beklemeli ve... Canlı yayında olmaları kimin umrundaydı ki?

Andrew sahneden karşıya geçti . Julie 'yi kollarına alıp seyircilerin ve personelin önünde onu öptü. 

(sayfa: 140)

Okumanızı tavsiye eder miyim ?
Neden biraz kafa dagıtmak istemiyorsunuz hemen koşun kitapçıya :)
Keyifli okumalar dilerim :)

17 Ağustos 2013 Cumartesi

Mart Menekşeleri - Sarah Jio ile kalbinizin ısınmasına hazır mısınız ?

Kitabın Geçtiği Yer 

Kitapta adını Sıkça duyacağınız Kaybolan Yıllar kitabı



 Kitabın benim Fotograflarıma yansıması :)





Mart Menekşeleri Yorumum

Hayat , birine seni seviyorum demenin kararsızlığını yaşamak için çok kısadır..


Bu sözlerle beni almaya iten Mart Menekşeleri Agustos ayı için belirlediğim kitapları bırakıp başlamama neden oldu .. Aldığım gün başladığım bu eşsiz kitap yogun günlerime ragmen oturduğum an su gibi aktı gitti. Tek bir sayfasında bile sıkılmama neden olan bir kopukluk yoktu. Herşey kusursuz bir şekilde başladı ve beni hayret içerisinde bırakarakta bitti.

Bittiği an fark etmeden ağzımdan şu sözcükler döküldü.. ''Güzel bir kitap tıpkı aşk gibidir. 


Asık oldugun kisiden ayrıldığında hissettigin yarım kalmışlık , yerine başkasını koyamama hisleri gibi guzel bir kitap okuduktan sonra da yerine başka kitap okunmaz. '' ve yerine şuan hangi kitabı koysam da aynı tadı alabilsem diye düşünmeden edemiyorum. 


Kitabın konusuna değinmem gerekirse ; Emily eşi Joel'in başka bir kadın ile aldatması sonucu boşanırlar. Joel artık Stephanie ile yeni bir hayat kurarken Emily ise tek yeteneği olan yazarlığını kaybetmeye başlar . Çünkü istediği kitabı yazamamaktadır. En son yazdığı kitap başarılara ulaşmasına ragmen Emily 'nin istediği duyguları vermemektedir. Boşanmışlık ve meslegindeki problem nedeniyle dinlenmek için yengesi Bee'nin yanına Bainbridge Adasına gider. 1 Mart günü başlayan serüveni için tam bir ay planlamıştır. Jack , Henry ile tanışır hatta eski sevgilisi Greg'le bile karşılaşıyor. Bee'nin evinde kaldığı oda da buldugu günlük ise Emily'i çaresiz bir meraka ve aile sırrını aydınlatmaya iter ancak bu kitabı kim yazmış ve kime yazmıştır ? Bee yengesi ve annesi arasında olan soguklugun nedenini bilmeyen ve her soruda sessizlige bürünen Bee Emily'i daha meraklandırmaktadır. Evelyn Bee'nin en yakın arkadaşı Emily 'e bazı sırları onun çözücegini söylemesiyle Emily daha fazla dayanamaz ve Günlükte yazan kişileri bulmaya çalışır ancak bir sorun vardır gün geçtikçe Jack ile daha fazla yakınlaşır ve buda işleri hiç hoş bir hala getirmez.. 


Bundan sonra ki yorumum okuyanlar için okumayanlar bence okumamalı :)


Jacke aşık olmaktadır ancak Bee bu ilişkiyi onaylamaz. Henry , Jack'ten uzak durmasını söyler. Ancak zaman artık hızla gitmekte ve Emily sırrı hızla çözmektedir. Ancak karşılaştıgı gerçek acı bir gerçektir . Çünkü büyükannesi aslında öz degil dedesinin ikinci eşidir. Asıl büyükannesi Esther'dır. Esther'ın tek aşkı Eliotu yanlış anlaması ve nişanı bozmasıyla dedesi Boby'le evlenmesi sonucunda herşey sarpa sapmıştır. Eliot savaşa katılmış ama hala kalbi Esther için atmaya devam ediyordur. Savaşdan döndügünde Estherın kızı oldugunu ögrenmesine ragmen Eliot pes etmez ve Estherı çagırır herşeye ragmen Eliotta sevdigi adama gider ve birlikte olurlar. Ancak bir kaç gün sonra kocasına yaptıgı bu ihanete dayanamaz itiraf edicegi zaman Boby kalp krizi geçirir . Esther susar ve dayanır karnında Eliotun cocugu varken Boby'e bakmaya devam eder. Zaman kötüye akar ve Boby gerçegi ögrenip karısını sokaga atar. Esther tek aşkı Eliota gider ancak Eliot en yakın arkadaşı Bee'nin kollarındadır. Esther intihar numarası yapar ve kayalıklardan arabasını atar bu numaraya ortak olan Henry'e güvenip.. Eliot ve Bee sonsuz bir vicdan azabı çeker taki..Zaman geçip bugun gelene kadar .. Lana Eliotun kızı Jake 'i bulur. Jake Eliotun tek akrabasıdır. Bu sayede Lana babasından da haber alabiliyordur. Tüm gizemi cözen Emily şimdi son nefesini vermekte olan Eliotun bir kaç dakika önce Lana'nın ziyaret ettigini ögrenir. Bu sayede herkes ne kadar zaman geçsede sevdigi insanlara Son kez seni seviyorum deme fırsatı yakalamıştır. . . 


Kesinlikle herkesin okuması gereken müthiş bir kitaptı.. 

Şimdi Alıntı Zamanııııı :)

Greg beni Bee'nin evine geri getirmişti. ''O her kimse çok şanslı biri,'' dedi, ben tam arabadan inmek üzereyken.
''Kim şanslı?''
''Kalbindeki adam.''


''Onu kollarıma alıp onu ne kadar çok sevdiğimi,sadece ve sadece onu sevdiğimi söylemeyi istedim, çok geç olmadan..''


''Bunlar orman menekşeleridir . Onları ne zamandır adada görmemiştim çünkü...''
''Çok ender rastlanan çiceklerdir. '' dedi Henry, Bee'nin yarım kalan cümlesini tamamlayarak. ''Tutmadıkları için onları kendin yetiştiremezsin. Bu çiçekler seni seçer sadece . ''


Keyifli Okumalar Dilerimmmm :)
















11 Şubat 2013 Pazartesi

Şeytan ve Şair kitabı için Metrocity Avm'de gezi


Arkadya Yayınları'ndan çıkan ŞEYTAN VE ŞAİR kitabını almak için gittiğim Metrocity'de tam bir kaos estirmiş bulunuyorum. Görevli kitabı bulamayınca yaklaşık 5 kişi kitap ajanlığına başladı.:) Sonra kitabı bulduğumuz yer ise Şeytan ve Şairin konusuna zıt bir kısımda öylece arkaya saklanmış bir şekildeydi .İnanın resmen üzüldüm kitabı  resmen  D&R 'de saklamışlar ..
                          Sonunda bulduk ve herşeye ragmen  gerçekten kusursuz gözüküyordu.




                 
Kitabın Konusu:

Onlar Gelmiş Geçmiş En İyi Bilinen Bilinmeyenlerdir…
ŞEYTAN ve ŞAİR

“Kadim dost, İsa aşkına,
Dağıtma bu mezarın tozunu.
Bu mezar taşını koruyanı Tanrı korusun,
Ve kemiklerimi yerinden oynatana lanet olsun.”

Bu dörtlük, masum bir mezar kitabesinden çok daha fazlasını anlatıyor olabilir mi? İnsanlığın en önemli isimlerinden biri olan eşsiz şair ve oyun yazarı Shakespeare, gerçekten bir dâhi mi, yoksa bir sahtekâr mıydı?

Geçmişten günümüze kadar süren, dört yüzyıllık bir sırrın peşine düşen ünlü Profesör Desmond Lewis, California’da vereceği bir konferansla tüm dünyayı yerinden oynatacak gerçeği açıklamak üzeredir. Yola çıkmadan önce eski dostu, gazeteci Jake Fleming’le iletişime geçer. Yayımlanacak olan kitabı ile ilgili fikrini almak istiyor ve yalnızca ona güvenebileceğini söylüyordur. Ancak profesör California’ya varmadan kitabıyla birlikte esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolur. Ondan geriye kalanlar, Golden Gate Köprüsü’ne terk edilmiş kiralık bir limuzin, içi kıyafet dolu bir bavul ve üzerinde adının bulunduğu belgelerden ibarettir. Polisler durumu tek bir kelimeyle açıklamaktadır: İntihar…

Dostunun intihar etmiş olabileceğine inanmayan Jake ise profesörün başına gerçekte ne geldiğini ve kayıp kitabın neyle alakalı olduğunu bulmaya kararlıdır. Ancak bu sandığı kadar kolay olmayacaktır. Anlamsız şifrelerden oluşan bir listeyle çıktığı bu yolculuğun, kendi hayatıyla birlikte sevdiklerininkini de tehlikeye attığını fark ettiğinde, çoktan ‘kaplanın yuvası’na girmiş olacaktır.

John Underwood’un usta kaleminden çıkan Şeytan ve Şair, gerçek belgelere dayandırılmış, ezber bozan bir roman.